|
Perle Bwrote:
Hello, thank you for your visit on my space and welcome,
my friend ,Have a nice week-end Perle
2 days ago
|
|
|
ALEX PACHECO-MOLINAwrote:
HELLO MY FRIEND
June 23
|
|
|
昌 姬wrote:
SITUATION - variant rabies
Monster Chinese society is changing, human being monster beast hybrid cattle dog cross-infection to the variability of rabies and mad cow disease virus, the direction of variation in length to the dogs dwarf degradation, Mode of transmission of viruses like HIV, is contagious and hereditary. Propagation to the characteristics of third-generation cattle dog show terrible, mostly as a dwarf, or a long skeletal disorder, brain, etc. variation caused by the residual disability, Simple difference in the secretion of cows, dogs smell, the dog long pointed teeth, sexual intercourse semen was stinky squid smell and so on variation symptoms. China has been human monster dog hybrid regime forces and EEG wave radar set up too many unstable factors and problems, such as: the cult Falun Gong practitioners, chemical drugs swamped (secreted alkaline strange smell), human sexual intercourse has become the practice of dog, case and so the United States 9.11 tragedy. (Radar EEG brain waves with wave-type reaction to generate the same principle, the idea of a total of like dogs generator, said to be secret weapons, or nerve weapons.) Happened to be the external surface of things to attract, Times lead to the extinction of humanity! http://tw.myblog.yahoo.com/kingkong-jack http://tw.myblog.yahoo.com/fjzzhhj71/ http://hk.myblog.yahoo.com/fjzzhhj http://mypaper.pchome.com.tw/news/fjzzhhj71/ http://tw.myblog.yahoo.com/fjzzhhj71220 http://hk.myblog.yahoo.com/fjzzhhj71220 http://blog.pixnet.net/fjzzhhj71220 Huang Hui-jie. Long Xiang (姬昌) Jack.H
June 14
|
|
|
sami damarwrote:
AĞLADIM
Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde, Bu gece yine için için yanıyorum, Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum, Seni, gidişini, sevişini, herşeyini... Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim, Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor... Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde... Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum, Onları sana benzetiyorum, Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali... Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece, Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü, Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu, Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını Ve birgün ansızın bırakıp gidişini... Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını, Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum, Bir daha çıkamasın diye... Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin, Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin? Gittin son bir veda ile gözü yaşlı, Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı, Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım... Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım, Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine, Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala... Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz, Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz... Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm, Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm, Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna, Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna, Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin, Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı, Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna, Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin... Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın, Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin... Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün, Ve ardına bakmadan gittin... Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım... Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz, Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil... Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç? Parça parça edilmiş, yıkık ve virane, Bir o kadarda vefasız... Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım... Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm... Unuttum dedim, unutacağım dedim, Unutamıyorum dedim, unutmam dedim... Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden, Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde, Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde, Hatıraların, gözlerin ve sözlerin... Şiirlerini getirdiler bana, Beni öldüren şiirlerini... Vefasız dediğini duydum, yıkıldım, Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma, Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi, Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım... 3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim... Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde... Belki birgün sesini duyarım umuduyla Telefon bekledim günlerce, Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca Ağladım ağladım, Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım... Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye, Olurda içinde görürler beni diye... Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye, Olurda içinde seni görürler diye... Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken, Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye, Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın, Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce, Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle... Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum, Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde... Düşmüyor adın hiç dilimden, Öleceğim gülüm bir gün ben, Senin sevginden, senin derdinden... Bir gün göreceğim yine belki seni, Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni... İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım, Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım... Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye, Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi; Seni unutmam için öldürseler bile, Karşılık olarak dünyayı verseler bile, Darağacı kurup idam etseler bile, Senden başkasını asla sevmeyeceğim...
June 13
|
|
|
sami damarwrote:
Sen Gidince Anladıklarım
Meğer seher yelleri de kırarmış başakları, Umutlarda hep hanımeli açmazmış. Düşünceler,sarıp sarmalarmış solmuş baharları.. Anılara küskün görüntülerde yaşarmış meğer düşler, Ve geceler,hep yıldızları gizlemezmiş koynunda, Hasretlere tutsak olurmuş karanlığın kolları.. Meltem değilmiş tüm rüzgarların ismi meğer, İsmi martı değilmiş, Beyaz olan tüm kuşların.. Sırlar taşımazmış gündönümleri uzaklara her zaman, Kolay değilmiş her bilmece, İri sorular varmış yüreklere saplanan.. Nankör diye haykırırmış, Saatler her geçen an'a, Meğer arkadaş değilmiş akreple yelkovan.. Ağacın dalında filizlenirmiş meğer sevda, Yalnızlıkmış kökleri, Ayrılıkmış derinlere uzanan.. Şimdi sanma yalnız senin gözlerinde geziyor nemli bulutlar, Yalnızlık doruklarından çığ gibi yıkıldığında, Erkekler de ağlarmış inan. Olsa da göz pınarları ıslanmadan..
June 13
|