Paul's notes (86) 

Please wait...
Sorry, the note you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't post your note right now. Please try again later.
To post a note you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off notes.
Sorry, we can't delete your note right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of notes that can be posted in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to post notes disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish posting your note.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To post a note, sign in with your Windows Live ID (it's your Hotmail, Messenger, or MSN account). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

or in other words ;push off you greedy little man '.
July 16
Nataliawrote:
I take great offensive to recieving unsolicited advertising promoting services and goods. Please do not repeat this action again.
July 16
jack chanwrote:
hello , my name is jack. i am come from china.and may i be your friends? i am working in a sanitory ware company in china. if you want to make a friend with me. you can add my msn,king00852@live.cn
i am waitting for you
July 12
There are times in life where you don´t need words. The only way is to feel the spirit
of this time and to enjoy it! Sometimes life is like a dream and we have to take care for this gift....

Have a great time and a wonderful weekend. Enjoy the time. It´s a gift....

Hugs and kisses,
A. & J.
July 11
Perle Bwrote:
Hello, thank you for your visit on my space and welcome,
my friend ,Have a nice week-end
Perle
July 4
HELLO MY FRIEND
June 23
昌 姬wrote:
SITUATION - variant rabies

Monster Chinese society is changing, human being monster beast hybrid cattle dog cross-infection to the variability of rabies and mad cow disease virus, the direction of variation in length to the dogs dwarf degradation,

Mode of transmission of viruses like HIV, is contagious and hereditary.

Propagation to the characteristics of third-generation cattle dog show terrible, mostly as a dwarf, or a long skeletal disorder, brain, etc. variation caused by the residual disability,

Simple difference in the secretion of cows, dogs smell, the dog long pointed teeth, sexual intercourse semen was stinky squid smell and so on variation symptoms.

China has been human monster dog hybrid regime forces and EEG wave radar set up too many unstable factors and problems, such as: the cult Falun Gong practitioners, chemical drugs swamped (secreted alkaline strange smell), human sexual intercourse has become the practice of dog, case and so the United States 9.11 tragedy. (Radar EEG brain waves with wave-type reaction to generate the same principle, the idea of a total of like dogs generator, said to be secret weapons, or nerve weapons.)

Happened to be the external surface of things to attract,

Times lead to the extinction of humanity!

http://tw.myblog.yahoo.com/kingkong-jack
http://tw.myblog.yahoo.com/fjzzhhj71/
http://hk.myblog.yahoo.com/fjzzhhj
http://mypaper.pchome.com.tw/news/fjzzhhj71/
http://tw.myblog.yahoo.com/fjzzhhj71220
http://hk.myblog.yahoo.com/fjzzhhj71220
http://blog.pixnet.net/fjzzhhj71220


Huang Hui-jie. Long Xiang (姬昌) Jack.H
June 14
sami damarwrote:
AĞLADIM
Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini...
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye...
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım...
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala...
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz...
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin...
Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin...
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün,
Ve ardına bakmadan gittin...
Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım...
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil...
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça parça edilmiş, yıkık ve virane,
Bir o kadarda vefasız...
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım...
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm...
Unuttum dedim, unutacağım dedim,
Unutamıyorum dedim, unutmam dedim...
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin...
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini...
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım...
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim...
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde...
Belki birgün sesini duyarım umuduyla
Telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca
Ağladım ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım...
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye...
Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye...
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle...
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde...
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben,
Senin sevginden, senin derdinden...
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni...
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım...
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim...

June 13
sami damarwrote:
Sen Gidince Anladıklarım
Meğer seher yelleri de kırarmış başakları,
Umutlarda hep hanımeli açmazmış.
Düşünceler,sarıp sarmalarmış solmuş baharları..


Anılara küskün görüntülerde yaşarmış meğer düşler,
Ve geceler,hep yıldızları gizlemezmiş koynunda,
Hasretlere tutsak olurmuş karanlığın
kolları..

Meltem değilmiş tüm rüzgarların ismi meğer,
İsmi martı değilmiş,
Beyaz olan tüm kuşların..

Sırlar taşımazmış gündönümleri uzaklara her zaman,
Kolay değilmiş her bilmece,
İri sorular varmış yüreklere saplanan..

Nankör diye haykırırmış,
Saatler her geçen an'a,
Meğer arkadaş değilmiş akreple yelkovan..

Ağacın dalında filizlenirmiş meğer sevda,
Yalnızlıkmış kökleri,
Ayrılıkmış derinlere uzanan..

Şimdi sanma yalnız senin gözlerinde geziyor nemli bulutlar,
Yalnızlık doruklarından çığ gibi yıkıldığında,
Erkekler de ağlarmış inan.
Olsa da göz pınarları ıslanmadan..

June 13
sami damarwrote:
AĞLADIM
Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini...
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye...
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım...
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala...
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz...
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin...
Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin...
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün,
Ve ardına bakmadan gittin...
Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım...
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil...
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça parça edilmiş, yıkık ve virane,
Bir o kadarda vefasız...
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım...
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm...
Unuttum dedim, unutacağım dedim,
Unutamıyorum dedim, unutmam dedim...
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin...
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini...
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım...
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim...
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde...
Belki birgün sesini duyarım umuduyla
Telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca
Ağladım ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım...
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye...
Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye...
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle...
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde...
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben,
Senin sevginden, senin derdinden...
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni...
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım...
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim...

June 13
sami damarwrote:
Cehennem Ateşi ve Azabı

Derin kuyu, ahirette kâfir ve günahkâr kimselerin azap Cekecekleri ceza yeri. Kur’an-ı Kerîm’de inanan ve güzel amel işleyen kimselere Cennet vadedildiği gibi (1); kâfir ve günahkâr kimselere de Cehennem vâdedilmiştir.
Kâfir, münâfık ve müşrikler Cehennem’de ebedî kalırlar, orada ölmezler ve azabları hafifletilmez.
Tövbe etmeden günahkâr olarak ölen ve Allah’ın kendilerini affetmediği mü’minler ise Cehennem’de ebedî kalmazlar. Kendilerine günahları kadar azap edilir. Sonra oradan kurtulup Cennet’e girerler ve orada ebedî kalırlar.
Allah Cehennem’i diğer yaratıklardan önce yaratmıştır ve şu anda mevcuttur, yok olmayacaktır. Nitekim şu ayet bu durumu gayet açık ifade eder:
“Artık o ateşten sakının ki, onun tutuşturucu odun insanlarla taşlardır. O kâfirler için hazırlanmıştır. ” (2)
“Kâfirler için hazırlanan ateşten korkun. ” (3)
İnsanın eğitimi ve iyi davranışlara yönlendirilmesi açısından Cennet ve Cehennem inancının dünya hayatına etkileri açıktır. Kişi, gizli ve açık yaptığı her şeyin karşılığını, bulacağını ve Cehennem’deki cezânın dehşetini hatırladığında, elbette hareketlerine çeki düzen verme ihtiyacını duyacaktır.
——————————————————————————–
1) Kehf, 107
2) Bakara,24
3) Âli İmrân,131
Kaynak :Cehennem, M. Sait ŞİMŞEK, Şamil İslam Ansiklopedisi
Cehennem Ateşi ve Azabı
Ateş, insan cismine çok büyük acı ve ızdırap verdiği için ahirette kâfir ve münâfıkların cezası ateşle verilecektir. Böylelikle Cehennem, Allah’ın tutuşturulmuş ateşinin ismidir,
İşte Cehennem’in en açık vasfı ateş olduğu için bazen, Cehennem yerine ateş manasına “nâr” kullanılır:
“Şüphesiz ki münâfıklar nâr’ın en aşağı tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın.”
(Nisâ, 145).
Cehennem’de görülecek azabın miktar, şiddet ve şekillerini ancak Allah ve Rasûlü’nün bizlere bildirmesiyle ve bildirdikleri kadarıyla bilebiliriz.
Kur’an-ı Kerîm’de belirtildiğine göre;
a-Cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatır:
“Cehennem inkâr edenleri şüphesiz çepeçevre kuşatacaktır.”
(Tevbe, 49)
b-Cehennem ateşi sönmez:
“Biz sapık kimseleri kıyamet günü yüzü koyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer Cehennem’dir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız. ”
(İsrâ, 97)
c-Cehennem dolmak bilmez:
“O,gün Cehennem’e: “doldun mu?”deriz. O! ” Daha var mı?” der. ”
(Kaf, 30)
d- Kaynarken çıkardığı ses:
“Rablerini inkâr eden kimseler için Cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür. Oraya atıldıkları zaman onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler. Nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. İçine her bir topluluğun atılmasında bekçileri onlara: “size bir uyarıcı gelmemiş miydi” diye sorarlar. Onlar evet, doğrusu bize bir uyarırı geldi; fakat biz yalanladık ve Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içerisindesiniz, demiştik ” derler. ”
(Mülk, 6-9)
e- “Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır. ”
(Mü’minün, 104)
f- “Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar. ”
(Mü’min, 70-72).
g- İnkâr edenlere ateşten elbiseler kesilmiştir. Başlarına kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve derileri eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir. Orada uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler, her defasında oraya geri çevrilirler. Ve kendilerine “yakıcı azabı tadın”denir.
(Hâcc, 19-22).
h- Derileri yandıkça azabı tatmaları için yeniden başka derilerle değiştirilir.
(Nisâ, 56).
i- Ölümü isterler fakat azabları devamlıdır, ölmezler.
(Zuhruf,74-77; Fatır,36).
Peygamberimizin (sav) ifadesine göre:
“Cehennem ateşi (miktarca ve sayıca) dünya ateşleri üzerine altmış dokuz derece fazla kılınmıştır. Bunlardan her birinin harareti bütün dünya ateşinin harareti gibidir. ”
Cezalar, işlenen suçlar cinsinden olacaktır. Dilleriyle suç işleyenlerin cezaları dillerine; elleriyle günah işleyenlerin cezaları ellerine vs. tatbik edilecektir.

June 12
sami damarwrote:
Sensin mahzun kalplerin sığınağı.
Sensin mazlumun âhını işiten.
Sensin zalimin zulmünü bilen.
Senin adaletindir sığındığımız.
Senin mizanındır güvendiğimiz.
Senin hesabındır tesellimiz.

Nefsimize zulmetmekten alıkoy bizi.
Senin adaletine razı olanlardan eyle bizi.
Senin adaletinin korkusuyla terbiye et hepimizi.
Adaletinin korkusuyla yumuşat kalplerimizi.
Amellerimizin tartıldığı 'mizan'da güzel eyle akibetimizi.
Mizanında ağırlığı olanlardan eyle bizi.
Kolaylaştır sorgu sualimizi.
Sana hesap verme inceliğiyle yaşat bizi.
Hükmüne razı eyle bizi.
Zulmetmekten ve zulme uğramaktan uzak eyle hepimizi
-----------------------------------------

Cumanız Mübarek Olsun...

June 11
http://www.thailand123.com
http://www.siampdtour.com
thailand travel agent cheap hotel reservation and tour
June 11
sami damarwrote:
Dünyaya düşkün olma ki


İslamiyet’te, dünyalık kazanmak için çalışmak, günah değildir. Dünyalık sevgisi, dünyaya gönül bağlamak günahtır. Dünya malı peşinde koşmak, nefsinin şehvetleri, arzuları peşinden koşmaktan daha fenadır. Mal, para peşinde koşmak, Allahü teâlânın emirlerini unutturursa, buna dünya muhabbeti denir. Hadis-i şerifte; (Dünya sevgisi arttıkça, ahirete olan zararı da artar. Ahiret sevgisi arttıkça, dünyanın ona zararı azalır) buyuruldu.

Allahü teâlânın zikri, muhabbeti bulunmayan kalbe şeytan yerleşir. Şeytanın en büyük hilesi ise, insana hayırlı işler yaptırarak kendisini salih, iyi zannettirmesidir. Böyle kimse, kendisinin kulu olur. Hadis-i şerifte; (Geçen ümmetlerin her birine fitneler verildi. Benim ümmetimin fitnesi, mal, para toplamak olacaktır) buyuruldu. Yani dünyalık peşine düşerek, ahireti unutacaklardır. Hazret-i Ali buyurdu ki:
“Dünya ile ahiret, doğu ile batı gibidir. Birine yaklaşan, diğerinden uzaklaşır.”

İnsanı ölmekten, bir uzvunu yok olmaktan ve şiddetli ağrıdan kurtaracak şeye Zaruret denir. İnsanın ruhi ve bedeni rahatlığı için, sadaka vermek, hayrat ve hasenat yapmak, zekat, hac, kurban, ödünç vermek için lazım olan şeylere İhtiyaç denir. İhtiyaçtan fazla olup, tatlı gelen, hoşa giden şeylere de, Ziynet denir. Zaruret miktarında kazanmak için çalışmak farzdır. İhtiyaç miktarında kazanmak, sünnettir. Ziynet olan şeyleri kazanmak ise, mubahtır. İhtiyaç ve ziynet eşyasını İslamiyet’e uygun olarak kazanmak ibadet olur. Bunları kazanmak için, İslamiyet’in dışına çıkmak, haram olur. Böyle ele geçirilenler ise, dünyalık olur. Dünyalık olan şeylerin, Allahü teâlâ indinde hiç kıymeti yoktur. Hadis-i şerifte; (Dünyalık olan şeylerin Allah indinde sivrisinek kanadı kadar kıymeti olsaydı, kâfire bir yudum su vermezdi) buyuruldu.

Bir kimsenin, kendisinin ve çoluk çocuğunun ihtiyaçlarını helalden kazanmasına, kimseye muhtaç kalmamak için çalışmasına, cihad sevabı verilmektedir ve birçok ibadetlerden daha sevaptır. Resulullah efendimiz, bir sabah, Eshab-ı kiram ile sohbet ederken, kuvvetli bir genç, erkenden dükkanına doğru geçer. Orada hazır bulunanlardan bazısı; Böyle erkenden dünyalık kazanmaya gideceğine, buraya gelip birkaç şey öğrenseydi daha iyi olurdu, deyince, Peygamber efendimiz; (Öyle söylemeyiniz! Eğer kimseye muhtaç olmamak ve ana, baba, çoluk çocuğunu da muhtaç etmemek için gidiyorsa, her adımı ibadettir. Eğer, herkese öğünmek, keyf sürmek niyetinde ise, şeytanla beraberdir) buyurmuştur.

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
“Dünya işlerine çok düşkün olmamalıdır. Mesela, çarşıya herkesten önce gidip, herkesten sonra çıkmamalıdır. Tehlikeli ve uzun yollara gitmemelidir. Mu’az bin Cebel hazretleri, buyuruyor ki:
“Şeytan, pazarda, yalan, hile, hıyanet ve yemin ettirerek Müslümanları günaha sokmaya çalışır. Önce gidip, geç çıkanlara daha çok asılır.” Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Tüccarın, esnafın en kötüsü, erken gidip, geç dönenlerdir.)

Sabah namazını kılmadan ve kitab okuyup birkaç şey öğrenmeden işe gitmemeyi âdet edinmelidir. İhtiyacı kadar dünyalık kazanınca, ahireti kazanmakla meşgul olmalıdır. Çünkü, ahiret hayatı sonsuzdur ve ona ihtiyaç daha çoktur ve ahiret ticaretinde iflas etmek üzeredir. İmam-ı a’zam Ebu Hanife hazretlerinin hocası hazret-i Hammad, ticaret yapar, baş örtüsü satardı. Her gün, iki habbe kazanınca eşyayı toplar pazardan çıkardı. Büyüklerden bazısı dükkana, haftada iki gün giderdi. Bir kısmı da, cumadan başka her gün gider, öğle namazında geri dönerdi. Bir kısmı nihayet ikindiye kadar alışveriş ederdi. Hepsi ihtiyacı kadar kazanınca camiye gider, ibadetle, ilim öğrenmekle akşamı yapardı.”

Dünyalık ele geçirmek için ilim öğrenmek yani dini dünyaya vesile etmek, altın kaşıkla necaset yemeye benzer. Dini dünya kazancına alet edenler, din hırsızlarıdır. Hadis-i şerifte; (Din bilgilerini dünyalık ele geçirmek için edinenler, Cennetin kokusunu duymayacaklardır) buyuruldu.

Dünya peşinde koşan kimse, şüpheli şeylere, sonra mekruhlara, sonra haramlara, hatta küfre dalar. Geçmiş ümmetlerin, Peygamberlerine inanmamalarına sebep, dünyaya düşkün olmaları idi. Musa aleyhisselam, Tur Dağına giderken, birinin çok ağladığını görür ve Allahü teâlâya; Ya Rabbi! Kulun, senin korkundan ağlıyor, diye arz eder. Cenâb-ı Hak da; (Kan ağlasa dahi, onu affetmem. Çünkü o, dünyaya düşkündür) buyurur.

Netice olarak dinimizde, mal, mülk, makam değil, dünyalık olan bu şeylere düşkünlük yani muhabbet kötülenmiştir. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi:
(Dünyaya düşkün olma ki, Allahü teâlâ seni sevsin. İnsanların malına göz dikme ki, insanlar seni sevsin!)



June 10
__$$$$$____________$$$$$
_$$$$$$$$_________$$$$$$$
$$$____$$$$______$$__$$$$
$$______$$$$____$$____$$$
$$_______$$$$__$$$____$$$
$$________$$$$_$$$____$$$
$$_________$$$$$$____$$$$
$$$________$$$$$$____$$$_____$$$$
$$$_________$$$$$___$$$$____$$$$$
_$$$________$$$$$__$$$$____$$$$
_$$$$________$$$$_$$$$____$$$$
__$$$$_______$$$$_$$$____$$$
__$$$$$______$$$$$$_____$
____$$$$$$____$$$$$____$$$
________.$$$$$$$$_____$$$$$
_________$$$$$._$$$$$$$$$$$$$$$$
_______s$$$$$$$____$$$$$$$$$$$
____$$$$$$$$$________$$$$$$$
__$$$$___$$$$$______$$$$_$$$$
_$$_______$$$$_____$$$_____$$$
$$_______$$$$_$
$$______$$$$___$
$$$___$$$$$___$$
$$$$$$$$$$____$$__(▒)(▒)
$$$$$$$$$____$$$_(▒)(█)(▒)
_$$$$$$_____$$$___(▒)(▒)
__________$$$$
_________$$$$$_(▒)(▒)
________$$$$$_(▒)(█)(▒)
_______$$$$$___(▒)(▒)
_______$$$
______$$$_(▒)(▒)
_____$$_(▒)(█)(▒)
____$$___(▒)(▒)
___$
__$$__(▒)(▒)
_$$$_(▒)(█)(▒)
_$$___(▒)(▒)
_$$
$$ __(▒)(▒)
$$_(▒)(█)(▒)
$$__(▒)(▒)
$$
_$
_$$___(▒)(▒)
__$$_(▒)(█)(▒)
____$_(▒)(▒)
hayırlı günler
June 10
sami damarwrote:
ALLAHIN VARLIĞINI BİLMEK
Bir köy muhtarsız bir iğne ustasız, bir harf katipsiz olamaz biliyorsun,nasıl olurda bu koskocaman kainat sahipsiz olur? Oturduğumuz yerden şöyle bir etrafımıza bakalım.Bulunduğumuz odadaki her şeyin “Yapılmış” olduğunu göreceğiz.Duvarlar, döşemeler,tavan,oturduğumuz sandalye,elimizde tuttuğumuz kitap, masanın üstünde duran bir bardak; sayılamayacak kadar çok detay...Tek bir tanesi dahi kendi başına oluşup odamıza gelmedi.En basit görünen bir halı saçağını bile uğraşıp yapan biri vardır;O saçak oraya kendi kararıyla,tesadüfen gelip yerleşmemiştir.

Eline bir kitap alan insan da,onun bir yazar tarafından belli bir amaç çerçevesinde yazıldığını bilir.Bu kitabın tesadüfen ortaya çıktığı aklının ucundan dahi geçmez.Aynı şekilde, bir heykele bakan insan, onun bir sanatçı tarafından yapıldığından hiçbir şüphe duymaz. Bırakın sayısız sanat eserinin kendi kendine oluştuğunu düşünmek,üst üste duran iki-üç tuğlayı planlı bir hareketle bu şekle getiren biri olduğunu kimse inkar etmez. Dolayısıyla küçük yada büyük, bir düzenin olduğu her yerde, mutlaka bir kurucusunun ve koruyucusunun olması gerekir.

Doğadaki olağanüstü uyum çıplak gözle dahi açıkça görülürken, bu dengenin tesadüfen veya başıboş meydana geldiği nasıl düşünülebilir? Ayrı ayrı her noktasının, Yaratan’ın varlığını delillendirdiği kainatın, kendi kendine var olduğunu söylemek, olabilecek en mantıksız iddiadır.”

Bedenimizden başlayıp akıl almaz büyüklükteki evrenin en uç noktalarına kadar var olan dengenin de bir sahibi olmalıdır. Peki kimdir bu her şeyi ince ince düzenleyip meydana getiren Yaratıcı ?

Varlığını akıl yoluyla bulduğumuz Yaratanın kimliğini bizlere din öğretir. O’nun bize din yoluyla ulaştırdığı bilgiye göre O, gökleri ve yeri yoktan var eden Rahman ve Rahim olan Allah’ dır.

İnsanların çoğu ise bu gerçekten habersiz yaşarlar. Oysa bu gerçeği kavrayabilecek mantığa sahiptirler. Bir manzara resmini gördüklerinde, ilk önce onun kimin tarafından yapıldığını öğrenmek isterler. Daha sonrada , sanatçıyı yapmış olduğu resimden dolayı uzun uzun taktir ederler. Fakat başlarını çevirdikleri her yerde o resmin sayısız gerçeği ile karşılaştıkları halde, tüm bu güzelliklerin tek sahibi olan, Allah’ın varlığını göz ardı ederler. Oysa Onun varlığını anlamak için uzun bir araştırmaya gerek yoktur. Öyle ki, insan doğduğu andan itibaren tek bir odada bile yaşasa, sadece o odada var olan sayısız delil Allah’ın varlığını kavramak için yeterlidir.

June 6
sami damarwrote:
Bir eşi olmalı insanın


İnsanın eşi olmalı, bakarken yüreğinin kabardığı, gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı…aşık olduğu bir eşi olmalı!
Sabah gözlerini açtığında, yanında olduğunu görüp, şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı saçlarını. Uyuyan eşine şefkatle bakıp, usulca dokunmalı yüzüne, varlığını hissedebilmek için. Parmakları titremeli, incitirim korkusuyla. Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü…kramplar girmeli midesine, onsuzluk aklına geldikçe!
Rüzgar onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini. Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için. Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği. Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken eşi. Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli. Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.
Yüzüne baktığında, konuşmadan anlamalı derdini, tasasını, öfkesini, sevincini, coşkusunu…vs. Güven duymalı, herşeyiyle. Başını göğsüne koyup, huzurla uyuyabilmeli, tüm düşüncelerinden arınmış olarak. Babası, abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu olmalı…Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı zaman zaman da…
Bir eşi olmalı insanın!!!
Sabah yolcularken işine, içi acımalı, daha yollarken özlemeye başlamalı. Seni şimdiden özledim!!!
Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla. Gözleri yollarda kalmalı ve kapıyı çalmadan açmalı…aşkla karşılamalı, hasretle sarılmalı boynuna, özlemle koklayıp, öpmeli, yıllarca uzak kalmışcasına! Her günü bir başka güzel olmalı yaşamın, bir başka özel, bir başka soluklanmalı her anında. Verdiği hiç bir şeyin yeterli olmadığını düşünüp, kahrolmalı, daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli. Mutluluk saçmalı etrafına.
Bir eşi olmalı insanın, cennetten köşe almışcasına sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı…Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı, çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı!!!

June 6
OFFICE : 274 Maharat Rd. Borommaharatjawang,Pranakhon, Bangkok, Thailand 10200
Telephone : +662-6223296
Fax : +662-6223296
Mobile : +6687-8898686, +6685-8028929
Website : http://www.siampdtour.com
E-mail : info@siampdtour.com, siampdtour@hotmail.com
Personal Contact: Mr. Sahakhom Chuaytruek (Paul)
Position : Managing Director
Dear Concern
Subject: Seeking Cooperation
Due to Siam Progress Division Co. Ltd, (SIAM.PD.TOUR) is engaging in tours business and providing tour services around Thailand, therefore, we would like to notify your web site of our business and seeking your kind consideration on our business guidelines which is seeking your website support to have tour reservation and our company will facilitate the travel services to the clients all around Thailand. All include for tour guide and vehicle along the tour programs such as:
Package tours, start from Bangkok, Chiangmai, Phuket, Samui, Krabi, Pattaya and ect
Hotel & Accommodation, at Bangkok | Cha-Am | Chiang Mai | Chiang Rai | Hua Hin / Pranburi Prachuap | Kanchanaburi | Khao Yai / Nakornratchasima | Khaolak-Phangnga | Koh Chang | Koh Kood | Koh Lanta | Koh Mak | Koh Ngai / Trang | Koh Pha-ngan | Koh Phi Phi | Koh Samed | Koh Samui | Koh Tao | Krabi | Pai / Maehongson | Pattaya | Phuket More Than 1,700 Hotels & Resorts Across Thailand with up to 75% Discount.
Sightseeing tour, More than 160 Day’s trip start from Bangkok, Chiangmai, Phuket, Samui, Krabi, Pattaya and ect
Limousine service, and car hire
Tour guide service
Seminar and Tailor-made

We are experience tour operator and certainly offer the best service to our customer. We are providing you the one stop service in any parts of Thailand. If you are looking for a company who can take the best service to your customer, absolutely we are the right company .dream come true.
Our Service
1. Sightseeing Tour service
1st class car van and bus insurance.
Mobile phone can connect 24 hours.
Cold soft drink.
Cold Towels.
English speaking guides with licensed and other languages on request.
Insurance THB.1,000,000 per trip per person
2. Transportations
1st class insurance.
Impressive English speaking driver
Mobile phone can connect 24hours.
Cold soft drink.
Cold Towels.
3. Warranty
100% refundable will be applied in case of guest un satisfactions or complaints.
Eventually, tour reservation services will be encouraging your customer in your website, so your consideration will be appreciated and we sincerely look forward to hearing your kind supporting each other in the future.

We offer many Package tours, Hotel & Accommodation in Thailand,Sightseeing tour in popular destination "Bangkok Pattaya Chiangmai Phuket Krabi Samui Huahin all around Thailand". Travel with us you can save cost and best service. We are experience tour operator and certainly offer the best to our clients. We do understand your vacation arrangement and provide you the one stop service to travel to any parts of Thailand. If you are looking for the great escape and hideaway, we are the right company that you are looking for. We provide the tailor-made trip to match with your desire. Simply mix & match your requirement and we will make your dream come true.
Warm Regards
Tour Operation Team
Siam P.D. Tour
274 Maharat Road Borommaharajawang Pranakorn Bangkok 10200 Thailand
Telephone Dial +662622-3296, Mobile Phone +668-7889-8686, +668-7713-3144 Fax: +662622-3296
E-mail: info@siampdtour.com
URL: http://www.siampdtour.com
MSN :siampdtour@hotmail.com, siampdtour@yahoo.com, siampdtour@gmail.com
~One Stop Service Thailand Travel Agency, Your Occasion, Our Passion~
June 6
Nynna livewrote:
Saludos gracias por el mensaje.
June 5
June 1
<< First    < Previous    Next >    Last >>